Televizyon ekranları'nda gördüğünüz ünlülerin yüzleri ne kadar da kusursuz görünüyor değil mi?
Ama her şey göründüğü gibi değil. Eşsiz kapatıcılar en büyük hileleri...
Göz altı morlukları, çiller, güneş ve doğum lekeleri, sivilce izleri gibi... Hiçbirimiz kusursuz değiliz! Olmamız da gerekmiyor zaten. Ama kimi zaman insanın kendini iyi hissetmeye ihtiyacı oluyor. Pürüzsüz bir ten, kusursuz bebek gibi bir yüz... Fondöten ve pudralar elbette yüzde olumlu bir etki yaratıyor ancak kapatıcı temelli bir makyajın sonucu, çok daha başarılı olmaktadır.
Kapatıcı uygulamanın püf noktaları
O eski yoğun içerikli kapatıcılar neyse ki artık yerini sıvı ve hafif formüllü, sürünce yüze aydınlık kazandıran kapatıcılara bıraktı. Concealer uygulamadan önce, size hangisinin uygun olduğunu seçmek elbette ilk adım olacak.
- Göz altı bölgesi daha hassastır. Hafif formüllü, ince yapılı kapatıcıları tercih edin.
- Eğer yüzünüzde leke problemi varsa, daha yoğun, zengin pigmentli ve ışığı yansıtan bir concealer tercih edin.
- Renk seçimi elbette çok önemli, özellikle kol içinde denenmesini tavsiye ediyoruz. Koyu renk halkaları kapatmak için şeftali ya da açık sarı tonlarım tercih edin. Sivilcelerinizi gizlemek ya da cilt renginizi eşitlemek için kullanacaksanız, sarı tonlarını deneyin.
- Aydınlatmak ve öne çıkarmak için açık, kusurları geri plana atmak için koyu renk fondöten kullanın. Kabarık bir sivilcenin üzerine sürülen kapatıcı, onu daha da belirginleştirecektir. Bu yüzden, tam cilt renginizde ya da cilt renginizden biraz daha koyu renkte kapatıcı kullanmalısınız.
- Kusurları gizlemek için ince uçlu bir makyaj fırçası kullanın. Kusurlu bölgenin tam üzerine sürün ve kenar bölgelere doğru fırça yardımıyla yayın. Hafifçe bastırarak cildinize yedirin ve son olarak pudra ile sabitleyin.
- Yoğun lekeleri kapatmak için krem, kompakt ya da stick kapatıcıları tercih edebilirsiniz.
- Kılcal damarlar ve güneş lekelerini kapatmak için, concealer'ı hafif fırça darbeleriyle uygulayın ve parmak uçlarınızla cildinize yedirin.
-Göz altı morluklarını kapatmak için, kapatıcıyı göz altındaki çukur kemik boyunca sürün. Dış kenarlara hafif bir baskı uygulayarak yayın. Göz altı torbalarınız varsa, kapatıcıyı torbanın tam üzerine, altındaki gölgeye uygulayın.
Ayrıntılar için tıklayınız
Artık cildinizle ilgili her türlü sıkıntılarınızı, utangaçlığınızı ve mahcubiyetinizi saniyeler içinde ortadan kaldırmak sizin elinizde.
Bu ‘HARİKA ÜRÜN ‘ sivilce, yaşlılık lekeleri, Doğum lekelerini, normal lekeleri, çillerinizi, göz altı torbalarındaki siyahlıkları, Siyatik damarlarınızı ve bir çok lekeyi kapatır.
Günümüzde kullanılan hiçbir şey cildimizdeki belirgin lekeleri gizlemeye ortadan kaybetmeye yeterli gelmemektedir. Ama şimdi şaheser bir gizleyici var. Şimdi en zor ve korkunç lekeleri ve güzelliğinizi etkileyen lekeleri bile ve daha bir çok benzerleri normale yani doğal görünümünüze dönüştürmek için Bu harika ürün IGIA Instant Cover artık her derdinizi çözümler.
Yaşlılık lekeleri, Noktalar, Sivilceler saniyeler içinde ve yüzünüzdeki solgun görünümü hemen kapatır ve alışıla gelmiş diğer kozmetik kapatıcı ürünlerden çok farklıdır bunu hemen hissedersiniz. IGIA Instant Cover size hemen kapatma özelliği sunuyor, sivilcelerinizi, morlukları, Güneş lekelerini, yaşlılık lekelerini, Normal lekeleri, kızarıkları ve bir çok şeyleri ortadan nasıl kaldırdığını keşfedin.
*KOKUSUZ
*ALERJİ YAPMAZ
*SUYA DAYANIKLI
*UZUN SÜRE CİLDDEN ÇIKMAZ, SİZ ÇIKARMAK İSTEMEDİĞİNİZ SÜRECE KALICI
*GÖRÜNÜŞÜNÜZ ÇOK DOĞAL
*AKMA YAPMAZ *TÜM CİLTLERE UYGUN
*KURUMA YAPMAZ

Yanında hediyesi olan IGIA FACE LİFT serum içerdiği A ve E vitamini ve Co Q10 formüllü yani Sarı sabır , Yeşil çay ve Üzüm tohumu özü oluşumudur. Bu oluşum cildi dinlendirir ve Üzüm tohumu özü sayesinde iyileştirir ve cilt deki kırışıklıkları giderir.
LIGHT- AÇIK CİLT RENGİ
MEDIUM- ORTA DERECEDE CİLT RENGİ
DARK- KOYU CİLT RENGİ
IGIA Instant Cover sivilceleri, kızarıkları siyah lekeleri hem kapatır ve onları iyileşmesini içerdiği vitaminlerle çok kısa sürede kurtulmanızı sağlar.
Küçük iğnelerin vücudunuza batmasını göze alamıyorsanız, üzülmeyin. Günde sadece 10 dakikayla kırışıklıklardan kurtulabilirsiniz.
Başınızı yukarı kaldırın. Daha sonra sağ ve sol ellerinizle değişimli olarak boynunuzu, aşağıdan yukarıya doğru ovun. Bu masajı mutlaka boynunuzdan başlayarak çene ucuna doğru yapmalısınız.
Stresi azaltın
İşaret ve orta parmaklarınızın yardımıyla şakaklarınıza daireler çizerek masaj yapın. Bunu yaparken derin nefes alıp verin ve masajı üç kez tekrarlayın.
Yüz kaslarına takviye
Orta parmaklarınızla kaş başlangıcından itibaren şakaklarınıza kadar olan bölgeyi ovuşturun. Bu hareketi üçer kez olmak üzere, kaşlarınızın üst bölgesine, ikinci aşamada ise kaşlarınızın alt bölgesine uygulayın. Daha sonra aynı hareketi kaşlarınızdan başlayarak saç diplerinize doğru uygulayın ve buradan da şakaklarınıza doğru aynı baskıyla geri dönün. Bu masajı üç kez tekrarlayın.
Dokularınızı güçlendirin
Orta parmaklarınızın yardımıyla küçük daireler çizerek burun kanatlarınızdan başlayıp elmacık kemiklerinizin alt bölümü ve buradan da kulaklarınıza kadar olan bölgeye masaj yapın.

Gerilimi atın
Ellerinizi 20 saniye boyunca avuçlarınız ısınana kadar birbirine sürtün. Gözlerinizi kapatın, ellerinizi yüzünüze koyun ve 1 dakika boyunca gevşeyin. Daha sonra ellerinizi kulaklarınızın üstüne koyun, yüzünüzdeki ve ruhunuzdaki gerginlikten arınmaya çalışın. Bunu yaparken derin nefes alıp verin.
Kaşlarınızı kaldırın
Kaşlarınızı başparmağınızın ve işaretparmağınızın arasına alın ve nazikçe içeriden dışarıya doğru ovuştururun. Daha sonra parmak uçlarınızla bu bölgeye hafif baskı uygulayarak kaşlarınızı biraz yukarı doğru kaldırın. Bu masajı kaş çizginiz boyunca uygulayın ve 4 kez tekrarlayın.
Daha gergin yüz hatları
Orta parmaklarınızı alt dudak ve çene bölgenizin arasına koyun. Hafif basınçuygulayarak dıştan yukarı doğru küçük daireler çizin. Bu hareket yapınızı güçlendirir ve yüz İnatlarınızın belirginleşmesine yardımcı olur.
Yanaklarınızı canlandırın
Yanaklarınızın pembe ve gergin kalabilmesi için her gün parmaklarınızla burun bölgenizden başlayarak kulaklarınıza kadar masaj yapın. Bu hareketi yaparken iç tarafta kalan bölgelere daha hafif, elmacık kemiklerinin altında kalan bölgelere ise biraz daha fazla baskı uygulayın. Masajı 4 kez tekrarlayın.
Alnınızdaki kırışıklıklardan kurtulun
Her iki elinizin parmaklarıyla alnınızın orta bölümünden hafif baskı yaparak dışa doğru alnınızı ovun.
Fondöten denilince aklımıza makyaj gelir ama fondötenler artık cilt bakım ürünü kalitesinde yapılıyor.
Fondötenler neredeyse her bayanın kullanmak istediği ama bir o kadar da kullanmaktan çekindiği bir üründür. Bunun sebebi de fondötenler hakkında yanlış bildiklerimizdir.
Dermalogica Eğitim Müdürü Melike Yumlu bu yanlışlar hakkında bizleri bilgilendiriyor ve günümüzde bazı fondötenlerin nasıl cilt bakım kalitesi sağladığını hatırlatıyor.
Her cilt tipine fondöten önerilir mi?
Fondötenler her tip cilde uygulanır ama fondöten içerikleri her cilde uygun değildir. Fondöten seçimi yaparken içeriklerine çok dikkat etmek gerekir: Örneğin akneli ciltlere sahip kadınların su bazlı bir fondöten, kırışıklığı daha yoğun olan ciltlilerin ise, daha ince yapıda ama kapatma özelliği yüksek ve aynı zamanda nemlendirici etkisi olan bir fondöten tercih etmeleri gerekir.
Fondötenin seçimi kadar uygulanması da önemlidir değil mi?
Fondötenden önce cildi temizlemek ve nemlendirmek hem fondötenin daha rahat sürülmesi, hem de daha güzel ve doğal görünmesi için çok önemlidir. Eğer cilt çok kuru ve mat görünümlüyse ya da cilt yüzeyinde birikimler varsa, uygulama öncesinde peeling yapmak fondötenin daha pürüzsüz ve cilt ile uyumlu görünmesini sağlar.
Fondötenin ciltte doğal görünmesi için öncelikle ne yapmalıyız?
Fondötenin ciltte doğal görünmesi için 1. kural, doğru tonu seçmek ve doğru uygulamaktır. Doğru rengi bulmak için fondöten çene kemiğinde denenmelidir, el üstünde denemek yanlıştır. Fondöteni daha ince uygulamak için ise, nemli bir sünger kullanılabilir. İlk önce sünger su ile ıslatılır ve uygulama, yüz ortasından başlayarak yanlara doğru kayarak yapılır. Daha kalın kapama sağlamak için fondöten parmak uçları ile tüm yüze uygulanır. Fondöteni çene kemiği, boyun çizgisi ve saç diplerinde dikkatli kullanıp iyice dağıtmak gerekir. Fondöten uygulamasını bitirdikten sonra, saç ve kaşlarınıza bulaşmış olan fondöteni temizlemeyi unutmayın.
www.igiakrem.com
Fondötenin cilt bakım kalitesinde olması ne demektir?
Günümüzde nemlendiriciler, içeriklerindeki doğal renklendiriciler ve güneş filtreleri ile fondötenler gibi cildi kapatıp, pürüzsüz ve daha canlı bir görünüm sağlayabiliyorlar.
Fondötenin doğal renklendiriciler içermesi neden bu kadar önemlidir?
Suni renklendiriciler gözenekleri tıkayarak ciltte siyah nokta oluşumuna sebep olurken eğer cilt sivilceliyse sivilcelerde de artışa sebep olabilir.
Fondötenin olmazsa olmazı nedir?
Akşamları fondötenin tamamen ciltten temizlenmesi gerekir. Kullanılan temizleyicinin su bazlı kirlerin yanı sıra yağ bazlı kirleri, renklendirici ve güneş filtrelerini tamamen durulayacak kalitede olması gerekir. Temizleyicinizi üst üste iki kez kullanarak daha da etkili hale getirebilirsiniz.
Dünya Sağlık Örgütü’nün öngörüleri çerçevesinde yazılan kötü senaryoların insanlar arasında panik yarattığı belirtildi.
Adana İl Sağlık Müdürü Dr. Aytekin Kemik, domuz gribiyle ilgili Dünya Sağlık Örgütü’nün öngörüleri çerçevesinde yazılan kötü senaryoların panik yarattığınu belirterek, “Acil servisler dolup taşıyor, panik yersiz, risk gruplarında olmayan sağlıklı insanlar domuz gribini ayakta atlatıyor” dedi.
Adana Eczacı Odası ile İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan ‘Domuz Gribi’ konferansına katılan Dr. Aytekin Kemik, en çok konuşulan konular arasında aşı yaptırıp, yaptırmamanın bulunduğunu söyledi. Kent genelinde 4 bin 467 aşı yapıldığını ve kötü bir reaksiyon gözlenmediğini vurgulayan Dr. Kemik, “Kimseye zorla aşı yapılmayacak. Ancak aşı yapma imkanı bulunanların değerlendirmesini öneriyorum. Bugüne kadar sağlık çalışanları öncelikli grup olarak aşılandı. Kasım ayı sonuna doğru öğrencilere aşı yapılacak” diye konuştu.
Dr. Aytekin Kemik şunları söyledi:
“Türkiye genelinde 250 bin Domuz gribi vakası yaşandı ve 27 ölüm olayı meydana geldi. Vaka sayısı ve ölüm sayısı kötü senaryolardaki gibi değildir. Elimizdeki rakamlar on binde bir ölüm olduğunu gösteriyor. Bu senaryoların gerçekleşmemesi bizi mutlu etti. Fakat vatandaşın paniği sürüyor. Son iki günde sadece Adana Numune Hastanesi’ne 2 bin 500 kişi grip belirtisiyle başvurmuş. Böyle bir süreç gerçekten acil müdahaleyi gerektiren hastalara ulaşılmasını engeller. Domuz gribi sağlıklı yetişkin bir insanının ayakta atlatabileceği bir hastalık. Mevsimsel gripte ölüm oranları daha fazla. Okullarda ailenin isteğine göre çocuklara aşı yapılacak. Ben çocuklar için gribi atlatmış olsa bile yapılmasından yanayım. Benim 15 yaşındaki oğlum, hafta sonu Domuz gribi oldu, biraz ateşlendi ve halsizleşti. Oğlumun aşısı da yoktu. 3 gün sonunda gribi atlattı. Panik yapacak hiçbir şey yok.”
Bir tükenmişlik ve çökkünlük tablosu oluşturan, uyku ve iştah sorunları yaşatan, hatta kişiyi intiharın eşiğine götürebilen depresyon, aynı zamanda cinsel problemlere de yol açabilir, hatta cinsel hayatı bitirebilir.
Dr. Mehmet Yavuz; sözlerine şöyle devam etti: “Çünkü cinselliğin; cinsel istek, uyarılma ve orgazm olmak üzere üç aşaması vardır. Depresyonda başta cinsel istek libido azalır. Buna bağlı olarak uyarılma ve orgazm sorunları da ortaya çıkabilir. Hatta birleşme olsa bile depresyonda ki kişi bundan zevk ve tad almaz. Ancak tüm bu sorunlar depresyonun tedavi edilmesiyle birlikte kendiliğinden düzelmektedir.”
CİNSEL SORUNLAR DEPRESYONU AĞIRLAŞTIRABİLİR
Depresyon cinsel sorunlara yol açabilirken, cinsel sorunlar da mevcut depresyonu ağırlaştırabilir.
Cinsel sorunların depresyona yol açtığını bilmeyen hastaların, genellikle bu sorunların kendi yetersizliklerinden kaynaklandığını düşündüğünü açıklayan Yavuz, bu durumun da mevcut tabloyu ağırlaştırarak, kişileri umutsuzluk ve karamsarlığa sürüklediğini, daha önce var olmayan cinsel sorunlara yol açabildiğini belirtti.
Dr. Mehmet Yavuz; “Hasta cinsel hayatının tamamen sona erdiğini düşünerek, depresyonunu daha ağır yaşamaya başlar. Bu durumda yine başarılı olamazsam düşüncesiyle performans anksiyetesine kapılan hastada, depresyon tedavi edilse bile cinsel işlev bozukluğu kalıcı olabilir.
Her fert ve her vaka birbirinden farklıdır, fakat eşlerden biri depresyonda ise, tüm aile bundan etkilenir. Bu durumda diğer eşin sabırlı ve anlayışlı olması, eşine yardım etmesi ve ona her konuda cesaret vermesi beklenir. Depresyonda olan kişinin duygusal olarak aileden kopması sebebiyle, bu bazen güç olabilir.” dedi.
EVLİLİKTEKİ GERİLİM CİNSELLİĞİ ETKİLİYOR
Bazı evliliklerin ilk günlerinde, erkeklerde sertleşme sorunu nedeniyle ilişkinin gerçekleşemediğini açıklayan Mehmet Yavuz: “Evlilik sürecinde yaşanan yorgunluk, gerilim veya ilk gecede yaşanan heyecan nedeniyle ortaya çıkan bu durum karşısında bazen panik yaşanabilir. Böyle durumlarda erkeğin eşine karşı duyduğu mahcubiyet, olayı daha da ağırlaştırabilir. Bu geçici iktidarsızlık olayı, genellikle bir süre sonra düzelmektedir. Daha uzun süren vakalarda ilaç desteği gerekli olabilir. Böyle bir olay karşısında yeni evlenmiş bayanın sabırlı ve eşini destekleyici pozisyonda olması düzelmeyi hızlandırır. Kırsal kesimde daha sık karşılaşılan bu durumu büyü ile “erkekliğin bağlanması’’ gibi değerlendirenlere de rastlanmaktadır. Böyle yörelerde kişilerin, doktora götürülmeden geleneksel telkin yöntemleri ile iyileştirilmeye çalışıldığını üzüntüyle görmekteyiz.” dedi.
Antidepresanlar cinsel gücü etkiliyor…
Depresyonda zaten var olan cinsel sorunların antidepresanlarla tedavi sırasında daha da artabildiğini ve depresyon ilaçlarının cinsel fonksiyon bozukluğuna yol açtığını ifade eden Yavuz; “Bugün depresyon tedavisinde kullandığımız ilaçların çoğu, cinsel sorunlara yol açmaktadır. Bu yan etkilerin başlıcaları; sertleşmede azalma, istekte azalma ve orgazm yoğunluğunda düşmedir. Bu durumda kişiler, depresyonun tedavisi ve cinsellik ikilemi arasında sıkışıp kalabilirler. Depresyon hastalarının birçoğu kullandığı ilaçların cinsel güçlerini bozduğunu görünce tedaviyi bırakmakta ve tedavi yarım kalmaktadır. Antidepresan ilaçlar nedeni ile cinsel sorun yaşayan kişilere yan etkisi olmayan ve en az ilaçlar kadar etkili olan TMS tedavisini uyguluyoruz. ” diye konuştu.